Home Sitemap

Keep Out

Aradığınız Herşey Burada

Hakkımda


Ne Ararsan Burada Var.

Bağlantılar

  • Canlı Tarih
  • Haber 19
  • Astrolojistik
  • Gport
  • Arkadaşlarım

    RSS

    Kategorilerim

    Son Yorumlar

    Son Yazılar

    keepoutside

    Keepoutside haber ve habercilik adına ilkler yaratmaya ve yayınlamaya devam ediyor.
    devamı>>>

    Süper Üniveriste Tartışmaları

    30/11/2009 | Kategori:Haber

    Danıştay’ın katsayı düzenlemesi ile ilgili verdiği kararın milyonlarca öğrencide yarattığı telaşı gidermek için uğraşan Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), aynı zamanda yapısal üniversite reformu üzerinde de çalışıyor.

     

    ODTÜ, İTÜ, Bilkent gibi yüksek eğitim kurumları bürokratik kalıpların dışına çıkarılacak ve birer “Mükemmeliyet Üniversitesi”ne dönüştürülecek. Bu üniversiteler Ulusal Araştırma Enstitüleri ile desteklenecek. Bu amaçla YÖK’ten de kaynak aktarılacak. Bu merkezlere mali esneklik tanınacak. Gerekirse 15 bin dolar maaşla yurtdışından alanında uzman isimler davet edilerek, ar-ge çalışmalarına öncülük etmeleri sağlanacak.

    “UYKU İÇİNDELER”

    YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan Sabah gazetesine yaptığı açıklamada, “Mevcut yapıyla gitmiyor. Üniversiteler derin bir uyku içinde. Sarsmamız gerekiyor” dedi. Özcan, üzerinde çalıştıkları modeli ise şöyle açıkladı:

     

    “Üniversitelerimize, ‘Evet eğitim öğretim yapın ama ülke için artı değer de yaratın” diyoruz. ODTÜ, İTÜ, Yeditepe, Yıldız Teknik, Bilkent gibi 4-5 üniversite seçerek ‘Mükemmeliyet Merkezleri’ne dönüştürmeyi düşünüyoruz. İçinde Ulusal Araştırma Enstitüleri de olacak. Mükemmeliyet Üniversiteleri’ni 2547 sayılı yasanın kapsamı dışına çıkarabiliriz. Teknik donanım tedarikini teşvik ederiz. Ayrıca mali esneklik de sağlarız. Dünya çapında uzmanlar mı gelecek. Gelsin. 15 bin dolar mı istiyor. İstesin. Mükemmeliyet Merkezleri oluşturulsun. Buralarda ekip kurup birkaç yıl çalışsınlar. Gen, nano teknoloji, kök hücre gibi alanlarda ülke yeni bir ivme ve vizyon kazansın. Bu yıl YÖK’e tahsis edilen 250 milyon lirayı bu tür Araştırma Enstitüleri için kullanabiliriz.”

    AŞI ÖRNEĞİ

    Kısa süre önce bir grup rektörle birlikte Singapur’a giden Özcan, etkilendiği tabloyu ve Türkiye’nin durumunu şöyle özetledi:

     

    “H1N1 virüsü yayılmaya başladığında, dünyadan örnekler getirtip inceleyen, 4 günde gen haritasını çıkarıp, aşı üretilmesi için ilaç firmalarına gönderen araştırma merkezleri var. Biz Türkiye’de ne aşı ne de ilaç üretebiliyoruz. Sağlık hizmetini vatandaşın ayağına götürdük. Ama tıp alanında araç gereç bağımlılığı yüzde 98 oranında. Kazandığımızı yurtdışına aktarıyoruz. Biz, GSMH’nın binde 6’sını araştırma geliştirmeye ayırırken dünya GSMH’sinin yüzde 2’sini Ar-Ge için kullanıyor. Örneğin, Singapur yılda 13 milyar doları Ar-Ge’ye yatırırken biz yılda 600 milyon dolarla onlarla yarışamayız. Otomobil üretilemeyen yerden Cadillac bekleniyor. Oysa henüz o aşamada değiliz. Bunun bizden beklenmesi haksızlık.”

    ‘EĞİTİM FUARINI TÜRKİYE’DE DÜZENLEYEBİLİRİZ’

    YÖK Başkanı Özcan, Birleşik Arap Emirlikleri’nde katıldığı eğitim fuarında gördüğü organizasyonu da Türkiye’ye taşıyacak. Nobel ödüllü bilim adamlarını, dünya ve olimpiyat şampiyonu sporcuları davet ettirmeyi düşünen Özcan, şu örneği verdi:

     

    “Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki eğitim fuarına Nobel ödüllü 13 bilim adamı, dünya ve olimpiyat şampiyonu 6 sporcu davetli idi. Üniversite öğrencilerinden, akademisyenlerden ilgi alanlarına göre 10’ar kişilik gruplar oluşturuldu. 27 çalıştay düzenlendi. ‘Fakirlik nasıl ortadan kaldırılır? Küresel krizin etkileri nasıl azaltılır? Dünya şampiyonu sporcu nasıl hazırlanır?’ Bu ve benzeri konularda küresel isimlerle çalışan gençler, daha sonra kısa sunuşlar yaptı. Oyun Teorisi’ni geliştiren Nobel sahibi John Nash’le bir gün geçiren öğrencilerin ufkunun nasıl açıldığını düşünsenize. Benzeri bir organizasyonu Türkiye’de düzenleyebiliriz. Spordan sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak’la da konuştum. Donanımlı bir üniversitemiz organizasyonu üstlenebilir, biz de destek oluruz.”

    Kütahyadan Maden Fışkırıyor

    30/11/2009 | Kategori:Haber

    Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü verilerine göre, Kütahya'nın Gediz ve Şaphane ilçelerinde 5.5 milyon ton rezerve sahip alunit madenine ait yataklar halen işletiliyor.

    Gediz'de Dereköy ve Göynük sahalarında 1 milyon 288 bin ton, Simav'da 17 sahada 2 milyon 619 bin ton antimon rezervi yer alıyor ve bu yatakların bir kısmı önceki yıllarda işletildi. Simav'ın Karakoca köyünde geçen yıllarda 90 milyon ton bakır, kurşun, çinko cevheri üretildi ve burada halen 94 bin 700 ton rezerv olduğu tahmin ediliyor.

    Dünyada ve Türkiye'de büyük öneme sahip olduğu bilinen bor madeni, Emet ve Hisarcık ilçelerinde bolca bulunuyor. Hisarcık sahasında 30 milyon ton, Espey sahasında 262 milyon 737 bin 762 ton, İğdeköy, Doğanlar, Göktepe sahalarında ise 782 milyon 66 bin ton bor rezervi olduğu sanılıyor. Bu sahalar Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünce işletiliyor.

    Tavşanlı ilçesinde yaklaşık 30 milyon ton çimento ham maddesi bulunduğu değerlendirilirken, Emet'in Çatak sahasında 2 milyon 640 bin ton, Küreci sahasında 640 bin ton, Göncek sahasında 140 bin ton, Hisarcık'ın Karaağıl sahasında 1 milyon 951 ton, Güldüren sahasında 100 bin ton, Simav'ın Kalkan sahasında ise 400 bin ton demir rezervi bulunduğu ve bunların birçoğunun çeşitli nedenlerle işletilemediği belirtildi.

    21 MİLYON 500 BİN TON GÜMÜŞ REZERVİ

    Merkeze bağlı Alayunt sahasındaki diyamotit madeni rezervi geçen yıllarda işletilmişti, ancak düşük kalitede olduğu biliniyor. Simav'ın Azizler, Acemler, Külcü, Kurtduman, Karacaviran, Söğüt, Kalkan ve Kusunlar sahalarında 38 milyon 442 bin 500 ton diyamotit rezervi bulunduğu bildirildi.

    Tavşanlı'da Ovacık sahasında 9 bin ton florit, il merkezi Köprüören Gümüşköy sahasında 21 milyon 500 bin ton gümüş, Gediz'de Deresüntek, Kayacık, Gökler, Güneyköy sahalarında 80 bin ton jips, il merkezinde Gevrek, Seydiköy, Yumruktaş, Emet'te Ulaşanlar, Alandağı, Hisarcık'ta Kızılçukur, Yarengediği, Kurtdere, Saklar, Altıntaş'ta Allıören, Yüylük, Çamlıtepe, Gediz'de Sazak sahalarında toplam 2 milyon 573 bin 197 ton kaolen rezervi bulunuyor.

    İl genelinde 16 milyon ton krom, Simav'da yaklaşık 10 bin ton kükürt, Tavşanlı ve Emet'te 12 bin 350 ton manganez, il merkezi ve Tavşanlı'da 19 sahada yaklaşık 14 milyon 888 bin 400 ton manyezit bulunurken, il merkezi, Domaniç ve Emet'teki talk madeni sahalarının önceki yıllarda işletildiği kaydedildi.

    Bunların yanı sıra diğer madenlerin de eklenmesiyle Kütahya'da 232 bölgede 34 tür maden bulunduğu tespit edildi.

    STRATEJİK MADEN BOR

    Sanayide kullanılan ve çağın madeni olarak tanımlanan borun dünyadaki rezervinin yaklaşık yüzde 70'i Türkiye'de, bunun yüzde 70'i de Emet ve Hisarcık'ta bulunuyor.

    Bölgede bor madeninin varlığı, 1956 yılında, MTA Genel Müdürlüğünde görevli Alman Jeolog Dr. Gawlik tarafından Emet ilçe merkezinin 4 kilometre kuzeyindeki Espey mevkisinde ve 12 kilometre güneyindeki Hisarcık ilçesinde tespit edildi.

    Emet'teki bor sahaları, MTA tarafından 1958'de Etibank'a verildi. Espey'deki sahaların bir bölümü özel şirketlerce, geri kalanı ise Etibank tarafından bir süre işletildi. İlk yıllarda yer altı işletmeciliği yapan bu kuruluşlar, daha sonra boru açık işletme sistemiyle çıkarmaya başladı. O yıllarda Hisarcık'taki sahalarda ise Etibank'a bağlı Emet Kolemanit İşletmesince açık ocak üretimi yapıldı. İsmi Emet Bor İşletmesi olarak değiştirilen kurum, daha sonra resmen bor üretimine başladı.

    Espey yakınındaki Killik mevkisinde 1957'de özel sektör kuruluşlarınca işletilen sahalar, 1979'da dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Deniz Baykal tarafından kamulaştırılarak, Emet Bor işletmesine devredildi. Bölgedeki tüm maden ocakları 1990'da açık işletmeye dönüştürülerek, bor üretimine devam edildi.

    Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü yetkilileri, Emet ve Hisarcık'taki sahalarda yapılan sondajlara göre 1 milyar tondan fazla bor rezervi bulunduğunu saptadı. Emet Bor İşletmesinin yıllık bor üretimi ve satışının yaklaşık 200 bin ton olduğunu ifade eden yetkililer, bölgedeki bor madeninin ömrünü 5 bin yıl olarak tahmin ettiklerini belirtti.

    Borun işlenmesi konusunda da önemli çalışmalar yapılıyor. Bor madeninden elde edilen borik asit, daha önce Bandırma'da, Eti Maden İşletmelerinin tesislerinde üretiliyordu. Bu tesisin ekonomik ömrünü tamamlamasının ardından Emet'te 2002'de borik asit fabrikası kuruldu. Yıllık 100 bin ton borik asit üretilen fabrika, yurt içi ve yurt dışından gelen talepleri karşılayamayınca Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından ikinci fabrikanın kurulmasına karar verildi. Mevcut fabrikanın yanındaki alanda yapımı süren tesiste yıllık 100 bin ton borik asit kapasitesiyle 2010'da üretime başlanması hedefleniyor.

    ZENGİN LİNYİT YATAKLARI

    Linyit, Kütahya'daki zengin maden yatakları arasında ön sıralarda yer alıyor.

    Tavşanlı'ya bağlı Tunçbilek beldesindeki Garp Linyitleri İşletmesi (GLİ) Müessesesi ve il merkezine bağlı Seyitömer beldesindeki Seyitömer Linyitleri İşletmesi (SLİ) Müessesesi, bölgelerindeki linyit rezervlerini çıkararak ülke ekonomisine kazandırıyor.

    Tunçbilek'teki sahalarda 270 milyon 850 bin ton görünür, 46 milyon 882 bin ton muhtemel olmak üzere toplam 317 milyon 732 bin ton linyit rezervi bulunuyor. Seyitömer'deki görünür linyit rezervi ise 198 milyon 666 bin ton olarak belirlendi.

    Gediz'in Ayçatı sahasındaki 23 milyon 945 bin ton rezerv de eklendiğinde Kütahya'daki toplam linyit rezervi, 540 milyon 343 bin tona ulaşıyor.

    İngiliz Kız İzlenme Rekorları Kırdı

    30/11/2009 | Kategori:Haber

    Böyle egzersiz görülmedi.İngiliz kız iç çamaşırları ile egzersiz yaptı ve bu görüntüleri kameraya aldı.Daha sonra kendi açtığı internet sayfasında bunları yayınlayan ingiliz kız izlenme rekorları kırdı.

    Cinsel Güç ve Haz Arttıran Egzersizler

    30/11/2009 | Kategori:Haber


     keepoutsideözelhaber Cinsel Güç ve Haz Arttıran Egzersizler

    Çiçekler ve çikolatalar romantik anlar için ideal olabilir ama gün içinde yürüdüğünüz bir kilometre yolun seks hayatınızı tamamen değiştirebileceğini biliyor muydunuz? Her gün yapılan yeni bir araştırma, egzersizlerin seks hayatına olumlu etkilerini kanıtlıyor. Uzmanlar düzenli egzersizin birçok yönden hem ruhu hem de vücudu etkilediğini savunuyor. Kasların gelişmesi, dayanıklılık seviyesinin artırılması ve kan dolaşımının düzenlenmesi cinsel yaşamı olumlu etkileyen etkenlerden bazıları. Fakat egzersizler gereğinden fazla yapıldığı takdirde erkeklerin testosteron seviyelerinde düşüşler gözleniyor, bu durum da cinsel isteği azaltıyor.



    TANTRA EGZERSİZLERİ İLE SEKS HAYATINIZI DÜZENLEMEK ELİNİZDE

    Tantra egzersizleri bu aralar oldukça popüler. Peki, nedir bu egzersizler ve aşk hayatımıza ne gibi katkıda bulunabilirler? Okudukça, düşündüğünüzden çok daha fazlası olduğunu göreceksiniz...

    Bu yazımızda modern Tantra'dan bahsettiğimizi belirtmemiz gerekli. Klasik Hint ya da Budist Tantrası'nı öğrenmek yıllar alıyor ve gelişiminizi takip eden bir usta olmadığı sürece ya ilginizi kaybediyor ya da bu egzersizleri unutup gidiyorsunuz. Modern Tantra ise yoga prensipleriyle günümüzdeki yoğun yaşamın bir karışımı.

    Bu ikili bir araya getirilerek seks gibi gündelik aktivitelerle birleştirildiğinde ortaya doğal ve samimi bir birleşim çıkıyor. Bu şekilde seksin süresi uzuyor ve çiftlerin içlerindeki potansiyel orgazm enerjilerini keşfetmelerini ve kendilerini daha iyi tanımalarını sağlıyor. Bunu başarabilmek için erkeklerin boşalma sürelerini, kadınların ise vajinaları ve rahimlerini kontrol etmeleri gerekmektedir; iki partnerin düzenli nefes alıp vermeleri de çok önemlidir. Vücudunuzu bu şekilde kontrol altında tutabilmeniz, ruhunuzu da etkiler. Tantra işte bu nedenle önemlidir.



    İşte yapabileceğiniz bazı tantra egzersizleri:

    1) GEYİK EGZERSİZİ

    Bu egzersiz bulunmadan önce ormanlardaki geyikler uzunca bir süre gözlemlenmiş ve geyiklerin bu hareketlerinin, büyük cinsel güçleri ve ömür boyu sahip oldukları genç görünümden esinlenilerek insanlara uyarlanmasına karar verilmiş.
    Bu egzersizle erkeklerin boşalmalarını kontrol altında tutabilmeleri ve kadınların vajinalarını daha iyi tanımaları sağlanmıştır.
    Bu egzersizi eşinizle birlikte yapmalısınız.
    Birçok yogi uzmanı, anüsteki kasların (pelvik taban kasları) gevşemesinin erken yaşlanmanın nedeni olduğunu savunuyor. Bu kasların güçlü kalmasıyla genç görünümün korunabildiği söyleniyor.

    Nasıl yapılır?

    Egzersiz sırasında boşaltım için kullandığınız kaslarınızı sıkıp, birkaç dakika öylece durun.Sonra oturduğunuzda bu kasların gerildiğini hissedeceksiniz. Kaslarınızı 15 kere sıkıp serbest bırakın. Bu egzersizi her yerde, kimsenin haberi olmadan yapabilir ve etkilerini çabucak görebilirsiniz.
     


    2) KADINLAR İÇİN PELVİK TABAN KAS EGZERSİZLERİ (KEGEL EGZERSİZİ)

    Pelvik taban kaslarınızın bugüne kadar farkına varmamış olabilirsiniz. Fakat düzenli egzersizle güçlenen bu kaslar size şaşırtıcı cinsel faydalar sağlayacak...
    Pelvik taban kaslarının yeri: Başlamadan önce bu kasların tam olarak nerede olduğunu anlamamız gerekiyor. Küçük tuvaletinizi yaparken, istediğiniz zaman durabilmenizi sağlayan kaslar pelvik taban kaslarıdır.

    Nasıl yapılır?

    İki tip egzersiz bulunuyor. 'Yavaş kegel'ler' kaslarınızı güçlendirmenize ve bu kaslarınıza hükmetme sürenizin artmasına yardımcı olur. İkinci grup 'hızlı kegel'ler' ise öksürdüğünüz ya da hapşırdığınızda pelvik taban kaslarınızın gerilme hızını artırır.

    Yavaş kegel'ler:

    Yavaş egzersiz için yere ya da yatağınıza uzanın. Nefes alın. Nefesinizi verirken pelvik taban kaslarınızı yavaşça sıkın. Beş saniye bu şekilde durun, sonra düzenli nefes almaya devam edin. Zamanla bu sayıyı ona çıkarabilirsiniz. Pelvik kaslarınızı çok sıkmamaya özen göstermelisiniz çünkü bu başka kaslarınızı etkileyebilir. Egzersizleri sabah ve akşam olarak 4-5 kez yapmaya çalışıp, sonunda 10 tekrara çıkarabilirsiniz.

    Hızlı kegel'ler:

    Hızlı kegel'ler de aynı yavaş kegel'ler gibi yapılır. Tek farkı, kaslarınızı daha çabuk sıkıp serbest bırakmanız, iki sıkma hareketinin arasında en az üç saniye olması gerekir. Bu egzersizi de 10 kez tekrarlayabilirsiniz. Egzersizlerinizi yeterli süre yatarak tekrarladıktan sonra artık oturarak devam edebilirsiniz. Vücudunuzdaki değişimi hissetmeniz için altı haftaya ihtiyacınız var. Ama beklemeye değdiğini göreceksiniz.

    Faydaları:

    • Genital bölgedeki kan dolaşımınızı güçlendirir, bu da cinsel isteği artırır.

    • Daha güçlü ve zevk veren orgazmlar yaşamanızı sağlar.

    • Vajinal bölgenizdeki kontrolünüzün ve kendinize güveninizin artmasını sağlar.

    • Küçük tuvaletinizi daha rahat tutabilmenize yardımcı olur.

    • Vajinal sarkmaları önler.

    3) AĞAÇ - NEFES YENİLEME EGZERSİZİ

    Bu egzersiz yalnızca boşalmanızı kontrol etmenize değil, her egzersizden sonra kendinizi taptaze hissetmenize neden olacak. Gün içinde birçok kez tekrar edebileceğiniz ağaç egzersiziyle nefesinizi daha iyi kontrol edebileceğinizi fark edeceksiniz, böylece orgazmlarınız daha yoğun, uzun süreli ve sık olacak.

    Nasıl yapılır?

    Egzersize başlamak için sol burun deliğinizi kapatın ve sağ burun deliğinizden 5'e kadar sayarak nefes alın. Nefes alırken ritmik hareket etmeye gayret edin. 5'e kadar saydıktan sonra burun deliklerinizin ikisini birden kapatın ve nefesinizi 5'e kadar sayarak tutun.

    Sonra sağ burun deliğinizi açın ve yine 5'e kadar sayarak nefes verin. Duraksamadan sağ burnunuzdan nefes alıp, nefesinizi tuttuktan sonra sol burun deliğinizden verin. Bunu en az 10 kez tekrarlayın.

    Egzersiz sırasında vücudunuzun evrensel bir enerjiyle dolduğunu hissedecek ve altıncı setten sonra etkisini göreceksiniz.

    Eğer saydığımız bu iki egzersizi kurallarına uyarak ve düzenli olarak yaparsanız, bir sonraki cinsel deneyiminizde sıkılaşmış kaslarınız ve evrensel bir enerjiyle dolan vücudunuzla çok daha başarılı olacaksınız.


    Egzersiz cinsel yaşamınızın kalitesini artırır!

    Aslında hem cinsel hayatımızı hem de ruhsal ve fiziksel sağlığımızı düzenleyen birçok egzersiz ve germe hareketi bulunuyor. Yoga ve dans dersleri özellikle pelvis bölgemizin çalışmasını sağlıyor. Tekme hareketi içeren yüzme gibi diğer sporlar da cinsel hayatımıza olumlu etki ediyor. Her çeşit düzenli egzersiz enerjiyi artırıyor, bizi canlandırıyor, cinsel hayatımızdaki isteğimizi ve tutkumuzu artırıyor. Bu nedenle fırsat buldukça egzersiz yapmamız gerekiyor.

    EGZERSİZLERE PARTNERİNİZİ DE DÂHİL EDİN!

    Zevk dolu bir yolculuğa ne dersiniz?

    Seks, bizi yeni duygusal boyutlara doğru zevk dolu bir yolculuğa çıkarır. Birçok insanın inandığı gibi aslında başarılı bir cinsel hayat için özel yeteneklere gerek yoktur ve seks yalnızca genç çiftlere özgü bir aktivite olarak da algılanmamalıdır. Yeni yöntemler sayesinde cinsel hayatınızı bir ömür boyu diri tutabilmek elinizde...

    Peki, bunu nasıl başaracağız? Düzenli egzersiz birçok insan tarafından göz ardı edilen bir yöntem. Fakat tam aksine cinsel istek ve memnuniyet konusunda tartışılamaz bir etkisi var. Hatta bazı cinsel egzersizlerinize partnerinizi de dâhil edebilirsiniz.

    Seks için enerji yaratın! Harekete geçin!

    Cinsel aktiviteyi ve isteği artırmak için egzersiz çok önemli. Düzenli egzersizler hormonları çalıştırıyor, stresi gideriyor, yağ yakılmasına yardımcı oluyor ve vücudu canlandırıyor. Ruhsal olarak da kendimize güvenimizi artırıyor ve kendimizi sağlıklı hissetmemizi sağlıyor...

    • Elleriniz omuzlarınıza paralel şekilde yere burun üstü yatın. Ellerinizin yardımıyla, göğsünüz ve dizlerinizi yerden kaldırın. Sonra kollarınızı gevşeterek vücudunuz yere değmeden az önce durun. Bu hareketi 10-20 kez tekrarlayın. Bu hareket vücuttaki toksinlerin atılmasına da yardımcı olur.

    • Dizlerinizi kırıp sırt üstü yatın. Ayaklarınızı birbirine değerek yere paralel durana kadar kaldırın. Ellerinizi başınızın arkasında ya da göğsünüzde birleştirerek göğsünüzü yerden kaldırın. Boynunuzu oynatmamak için tavanda bir noktaya odaklanmalısınız. Bu egzersizi 20 taneden 3 set yapın.

    • Dizlerinizi kırıp sırt üstü yatın. Göğsünüzü kaldırarak, karın kaslarınızın yardımıyla ellerinizi kalçanızın üstünden dizlerinize kadar itin. Sonra tekrar eski pozisyonunuza dönün. Bu egzersizi de 20 taneden 3 set yapın. Boynunuzu oynatmamak için tavanda bir noktaya odaklanmayı unutmayın.

    • Dizleriniz kırık, bacaklarınız açık şekilde sırt üstü yatın. Ellerinizi dua eder pozisyondayken, göğsünüzü yerden kaldırarak ve karın kaslarınızı kullanarak bacaklarınıza doğru itin. 20 taneden 3 set yapın.

    • Bu harekete kelebek hareketi deniyor. Yatağa bacaklarınız kırık sırt üstü yatın. Ayaklarınızla yatağa basın. Sonra, bacaklarınızı kendinize doğru çekebildiğiniz kadar çekin. Bu sırada bileklerinizi kırarak ayak tabanlarınızı birbirine değdirin. Sonra dizlerinizi yatağa doğru bastırın.

    Dizlerinizi açabildiğiniz kadar açtıktan sonra 60 saniye bu pozisyonda bekleyin. Sonra bacaklarınızı birleştiririn ve rahatlayın. Bir önceki hareketi eşinizle sırt sırta, oturarak da yapabilirsiniz.

    • Olabildiğince dik oturun. Omuzlarınız rahat dursun ve kafanızı omurganızla aynı hizada tutun. Ayaklarınızı kendinize doğru çekebildiğiniz kadar çekin. Sonra tabanlarınız birbirine değecek ve dizleriniz dışarıya bakacak şekilde çevirin. Ayaklarınızı tutun ve yavaş yavaş nefes alıp verin. Dizlerinizin aşağı doğru indiğini göreceksiniz. Bu hareket sırasında dizlerinizi aşağı doğru itmeyin. Kendiliğinden hareket etmelerine izin verin.

    • Kollarınız iki yanınızda sırt üstü yatın ve rahatlayın. Nefes verin. Sonra nefes almanız için gereken kaslar dışında tüm kaslarınızı serbest bırakarak derin bir nefes alın. Ardından nefes verin. Nefes verirken pelvis kaslarınızı sıkın. Fakat kendinizi çok zorlamayın. Bu egzersizin size yorgunluk hissi vermemesi gerekiyor. Nefes verdikten sonra pelvis kaslarınızı tekrar rahatlatın. Bu egzersizi 3-8 kez tekrarlayın fakat kendinizi çok yormayın. Sonra tekrar gevşeyin.

    Bu tip egzersizlerle omuzlarınız, sırtınız ve karın kaslarınız güçlenir ve seks sırasında eskisi kadar çabuk yorulmazsınız.

    Egzersizin cinsel hayatınıza faydaları

    Egzersiz yapmak hayatımızın pek çok alanındaki faydalarının yanı sıra, cinsellik açısından da olumlu sonuçlar veriyor.

    İşte cinsel egzersizlerin kanıtlanmış faydaları:

    • Egzersiz kendinize güveninizi ve cinsel tatmin duygunuzu güçlendiriyor: Araştırmalar düzenli olarak egzersiz yapan insanların kendilerini daha iyi ve cinsel anlamda daha çekici hissettiklerini gösteriyor. Egzersiz aynı zamanda alınan zevkin de dozunu artırıyor.

    • Egzersiz ereksiyon sorunlarının giderilmesinde önemli rol oynuyor ve iktidarsızlık riskini azaltıyor: Araştırmalar, egzersizin erkek ve kadınların cinsel hayatını uzattığını ve pek çok cinsel sorunun giderilmesinde etkili olduğunu kanıtlıyor.

    • Egzersiz kan dolaşımını düzenliyor: Uzmanlar egzersizin kardiyovasküler sistemi güçlendirdiğini ve kan dolaşımını düzenlediğini söylüyorlar. Düzenli bir kan dolaşımı, sağlıklı bir cinsel hayatın en önemli gereklerinden. Bunun yanında obezite, sigara ve alkol bu olumlu etkiyi yok eden en önemli faktörlerden...

    Cihan Devleti Osmanlı

    30/11/2009 | Kategori:Haber

    60 FARKLI ETNİK KÖKEN
    Okullarda daha çok savaşların veya antlaşmaların öğretildiğini dile getiren Karaçam, Osmanlı'nın 60 farklı etnik grubu hoşgörü çerçevesinde yüzyıllarca bünyesinde barındırdığını, bunun doğru bir şekilde anlaşılması gerektiğini anlattı.

    Karaçam, bu amaçla, tarih alanında önemli çalışmalar yapan Halil İnalcık, Yusuf Halaçoğlu, İlber Ortaylı ve birçok tarihçinin kitabını okuduğunu ve harmanladığı bilgiyle böyle bir kitap yazmaya karar verdiğini ifade ederek, kitaptaki daha çok Osmanlı'nın büyük bir devlet olmasındaki sosyal, siyasal, dini ve kültürel sırları, açıklamalar ve anekdotlarla vermeye çalıştığını bildirdi.

    Ali Karaçam, ''Osmanlının üç kıtaya yayılarak güçlü bir devlet olmasındaki en önemli sır, himayesi altındaki etnik unsurlara hoşgörü çerçevesinde davranması ve onların dini özgürlüklerini kısıtlamamasıdır'' dedi.

    Karaçam, kitapta, ''Osmanlı devlet yönetimi'', ''Osmanlı toplumu'', ''Osmanlı ekonomisi'', ''Osmanlı'da kültür ve sanat'' ile ''Osmanlı'da eğitim ve öğretim'' bölümlerinin yer aldığını kaydetti.

    PADİŞAH İSTEDİĞİNİ YAPAMAZDI
    Osmanlı'nın, klasik döneminde çeşitli soylardan gelen ve farklı inanç sistemlerine mensup insanların, barış içinde bir arada yaşamasının başarıldığı ve bu toplum düzenine ve barışına, ''Nizam-ı Alem'' adının verildiği anımsatılan kitapta, bütün Osmanlı yöneticilerinin bu ideal uğrunda fetihler yaptığı, zaferler kazandığı, Müslim ve gayrimüslim ayrımı yapmadan insanların uzun süre huzur içinde yaşadığı anlatılıyor.

    Osmanlı yöneticilerinde, ''Ölürsem şehit, kalırsam gaziyim'' düşüncesinin hakim olduğu, ''İlayı Kelimetullah'' yani ''Allah'ın adını yeryüzüne yayma davası'' uğruna üç kıtaya yayılma mücadelesi verildiği aktarılan kitapta, ''ufuk gibi, yaklaştıkça uzaklaşan mekanın söz konusu olmadığı'', bir ideal olan ''Kızıl Elma''nın Osmanlı'nın ''motor gücünü'' oluşturduğu kaydediliyor.

    PADİŞAHIN BİR DAKİKA BOŞU YOK
    Kitapta, padişahların günlük faaliyetlerinin programlı olduğu, genellikle üç saatin ibadet ve Kur'an-ı Kerim, iki saatin tarih ve benzeri kitaplar okumaya, altı saatin ülke sorunlarını yardımcı ve danışmanlarla görüşmeye, dört saatin gezmeye ve avlanmaya, dokuz saatin ise ailesiyle beraber olmaya ve dinlenmeye ayrıldığı ifade ediliyor.

    Vatandaşın, padişahın yersiz bulduğu iradesine karşı çıkabildiği, padişahın hukuku çiğneyemediği, hiç kimsenin görevine müdahale edemediği belirtilen kitapta, şöyle bir anektoda yer veriliyor:

    ''1812'de 2. Mahmud, bir ramazan gecesi sesini çok beğendiği bir imamın, Beylerbeyi Camisi'nde teravih namazını kıldırmasını ister. Bu durum sarayın yüksek dereceli memuru olan silahtar ağa tarafından caminin imamına iletilir. Cami imamı, 'Buranın imamlığı görevinde bulunduğum sürece, benden başka kimse namaz kıldıramaz' diyerek padişahın isteğini reddeder.''

    PADİŞAH SANNATTA HALKA ÖRNEK OLMALI
    Padişahların sanatta halka örnek olmasının, tarihe önem vermesinin, kibirli olmamasının, devletin işleyişinin bir disiplin çerçevesinde yürümesinin, bürokratların seçiminde hassas davranılmasının, devlet kadrolarının uzmanlardan oluşmasının, padişahların ordunun başında bulunmasının, emeklilikte de hizmete devam edilmesinin, padişahların tebdil-i kıyafetle denetim yapmasının, Osmanlı'nın yönetim sırları arasında olduğu anlatılan kitapta, Osmanlı'nın çok geniş bir alana yayılması nedeniyle, idari yönden bazı ayrıcalıklara sahip bulunan sancak ve eyaletler bulunduğuna yer veriliyor.

    Kitapta, sadrazamlarla vezirlerin, devlet işleriyle ilgili padişahlarla görüştükleri hususların gizli kalması için saraya zeki ancak ''Bizeban'' adı verilen işitme engellilerin alındığı belirtiliyor.

    BEKARLAR İÇİN VAKIFLAR KURULURDU
    Osmanlı'nın toplumsal yaşamında, düzeni ve yönetim felsefesini, ''Daire-i adliye''yi (adalet dairesi) hakkaniyet çemberinin oluşturduğu ifade edilen kitapta, sivil toplum kuruluşlarının toplumsal yaşama katkısının büyük olduğu, sorunlu ailelerin pozitif düşüncelere yönlendirildiği, günlük yaşamda kibarlığın önemli bir değer olduğu, komşuların aileden biri olarak görüldüğü, toplumda inanç özgürlüğünün bulunduğu, hayvanları korumak için vakıfların kurulduğuna dikkat çekiliyor.

    ''Bekarları Evlendirme Vakıfları'' aracılığıyla maddi durumu iyi olmayan bekar gençlere destek verildiği, bu şekilde toplumsal bir ihtiyacın giderilmeye çalışıldığı anlatılan kitapta, Osmanlı'nın toplumsal düzeni hakkında şu bilgilere yer veriliyor:

    YALANCI ŞAHİTLER YAPTIRIM
    ''Osmanlı'da yalancı şahitliği önlemek için çeşitli tedbirler alınmıştı. Yalancı şahitliği belirlenen kişi, kadının (hakim) emriyle muhzırlar (adli polis) tarafından uyuz bir eşeğe bindirilerek suçunu bağıran tellalın eşliğinde, caddelerde dolaştırılıp teşhir edildikten sonra serbest bırakılmaktaydı. Yalancı şahitliği tespit edilen, hayatının sonuna kadar şahitlik etme hakkını kaybederdi. Yalancı şahitlere, yapılan iş devlet güvenliğini sıkıntıya sokacaksa, hapis, padişahın şahsına zarar verecekse idam cezası verilmekteydi. Osmanlı'da ekonomik yaşamın kalbi olan çarşılar, esnafın çarşıda toplanmasının ardından dua okunarak açılırdı. Köylülerin, 'avarız akçası vakfı' adı verilen ortak bir fonu vardı. Fonda biriken paradan, borç verilmesi sebebiyle bir ölçüde sosyal yakınlaşma sağlanıyordu. Osmanlı'da toplum hayatında kitabın önemli bir yeri vardı. Öyle ki hediyeleşme geleneğe dönüşmüştü. Padişah 4. Mehmed, Edirne'de oğlunun evlenmesi dolayısıyla yapılan düğünde, hediye olarak oğluna yüklü miktarda kitap vermişti.''

    Fatih Sultan Mehmed, Eyüp ve Ayasofya medreselerinde öğretmenlik okuyanlar için genel medreselerden farklı program öngörüldüğü, öğretmen adaylarına Arapça, edebiyat, dil bilgisi, matematik derslerinin yanı sıra tartışma kurallarının öğretildiği, adab-ı muhasebe ve usul-ü tedris dersleri de verildiğine dikkat çekilen kitapta, kahvehanelerin ise birer eğitim yuvası olduğu, vatandaşların kahvehanelerde, kitap okuduğu, satranç oynadığı, gazeller okuduğu, eğitim konularında sohbetler yapıldığı ifade ediliyor.

      <<Önceki Sayfa |1/44|
    keepoutside