Kategorilerim
Son Yorumlar
Son Yazılar
- Canlı Hiphop,RnB,Rap Radyosu
- Doutzen Kroes Sahne Arkası Görüntüleri
- Canlı Hiphop,RnB,Rap Radyosu
- Abdul Kader Keita Röpörtajı
- Polat Harekatı
keepoutside
Keepoutside haber ve habercilik adına ilkler yaratmaya ve yayınlamaya devam ediyor.
devamı>>>
Canlı Hiphop,RnB,Rap Radyosu
20/12/2009 | Kategori:Radyo
Doutzen Kroes Sahne Arkası Görüntüleri
20/12/2009 | Kategori:Haber
Alman asıllı güzel model Doutzen Kroes'un, bikinili sahnelerinin çekim arkası görüntüleri de en az objektif önündekiler kadar heyecan verici.



Canlı Hiphop,RnB,Rap Radyosu
20/12/2009 | Kategori:Radyo
Canlı Hiphop Rap RnB RadyosuDinlemek İçin
Abdul Kader Keita Röpörtajı
1/12/2009 | Kategori:Spor
Şimdi Savaşma ZamanıFUTBOLLA TANIŞMAN NASIL OLDU?
Çocuktum ve her
çocuk gibi futbola meraklıydım. Babam bizim oradaki takımlardan birinin
yöneticisiydi. Bu nedenle bizim evde devamlı olarak futbolcular olurdu.
Sonra bir zaman geldi ki, bende top oynamaya başladım. Daha sonra da o
devrin gerekleri içerisinde ben de ufak ufak yürüdüm.

BABANIN SANA İLTİMASI OLDU MU?
Ben futbolu
seviyordum. Okula gitmeyi de pek sevmezdim. Babamın da zaten bir kulübü
vardı. Ama babamın kulübüne hemen gidip oynamam mümkün değildi. İkinci
ligdeki ufak takımlarda başladım. Sokaklarda futbolumu geliştirdim.
Aslında insanlar bir zaman sonra babama gelip senin oğlun bayağı
yetenekli, neden sen kendi kulübüne almıyorsun dediler. Fakat ben,
“babam kulübün yöneticisi gidip orada hemen oynayayım” kolaylığını hiç
yaşamadım. Bu işi seviyordum ben her şeyden önce. Ben de zamanla o
çevrenin içerisinde yaşayınca bu işi yapabileceğimi hissettim.
ERKEN YAŞTA YURT DIŞINA, İSVEÇ’E GİTMİŞSİN.
Aynı
zamanda amcam olan menajerimle İsveç’e gittik. IF Elfsborg’ta dokuz ay
forma giydim. İsveç’te oynadıktan sonra Abidjan’a döndüm. Ağabeyim
Fadel, Abijan’da bir kulüpte oynuyordu. Beni onlara önerdi. Ve biz aynı
takımda oynarken takımımıza bir kupa kazandırdık. Sonra Fadel,
Türkiye’ye Rizespor’a geldi. Ben ise İsveç’e bir daha gitmedim. Çünkü
vizem bitti. Aynı zamanda yeni kontrat için vizemi de uzatmam
gerekiyordu. Ama ağabeyimin eski kulübünden iyi bir teklif geldi.
Ayrıca Afrika Şampiyonlar Ligi’nde oynayacaktım. Ben her şeyin Tanrı
tarafından geldiğine, Tanrı tarafından gelen her şeyin de iyi olduğuna
inanırım. İşler iyi gitmiyorsa eğer, bu benden kaynaklanıyordur. Tabii
şans faktörünü de göz ardı etmeyelim.

VE DAHA SONRA FRANSA’YA DÜŞTÜ YOLUN.
Evet, Tunus
ve Katar’a gitmeden evvel Fransa’da Lens’ta oynadım. Paris Saint
Germen’e gittim ardından. Paris Saint Germen’in teklifini reddettim.
NEDEN?
Lens ve Paris Saint Germen’in önerdiği
kontratlar benim için uygun kontratlar değildi. Ve yine Abidjan’a
döndüm. Ardından da Tunus’a gittim. İki yıl Tunus’ta oynadım. Benim
için iyi bir dönemdi Tunus’ta geçirdiğim yıllar. O sırada Premier
Lig’den West Ham United benimle ilgilendi. Sonra Tunus’taki kontratım
bitince yapılan öneriler arasında en iyi kontrat Katar’dan geldi. Üç
yıl da Katar’da oynadım.
GENELDE FUTBOLCULAR KARİYERLERİNİN SONLARINDA KATAR’A GİDERLER.
Ben
Katar’a para için gitmedim. Neden gittin dersen, kader beni oraya
götürdü diyebilirim. Kısmetim oradaymış. Oynadım. Aslında Katar’a
gidenler dinlenmeye gidiyorlar. Ama ben daha gençtim ve bana herhalde
ki iyi bir futbolcu olacağımı düşündükleri için farklı bir teklif
getirdiler.
NASIL BİR TEKLİF?
Katar Şeyhi Kasım futbolla
ilgileniyordu. Fransız takımlarının benimle ilgilendiğini söyledi.
Gitmek isteyip istemediğimi sordu. Ben de iyi bir kulüpte oynamak
istediğimi söyledim. Birçok arkadaşım vardı Fransa’da... Ve üç milyon
Euro’luk bir transfer gerçekleşti. Zordu ama dört aylık bir sürede
Avrupa futboluna uyum sağladım.
UZUN SÜRE AFRİKA’DA OYNADIN. TEMEL FARKLAR NE İKİ KITA FUTBOLU ARASINDA?
Avrupa’daki
gibi futbol fanatizmi yok. Mesela Türkiye’de, Fransa ya da İngiltere’de
olduğu gibi statları doldurmuyorlar. Tabii Avrupa’da spor yasalarla ve
kurallarla düzenlenmiş. Bu çok önemli bir fark. Spor işinin düzeni
bugünkü halini sağlayan talimatlar orada yok.

ŞANS, YETENEK VE ÇALIŞMA HANGİSİ ETKEN OLDU, SENİN BULUNDUĞUN YERE GELMENE?
Bunların
hepsini birleştiriyorum. Bir yandan inanıyorum, bir yandan çalışıyorum
ve tabii ki yetenekliyim. Antrenmanda ya da maçta gösterdiğim azim bu
işi bağlılığımı da gösteriyor.
TAM OLARAK NE ZAMANA DENK GELİR, BU İŞİ PROFESYONELCE YAPIYORUM DEDİĞİN ZAMAN?
Tunus’taki
kontratım biterken katıldığımız bir turnuva vardı. Ve birçok yetenek
avcısı da o turnuvayı takip etti. Tunus takımının başkanı beni
aralarından en iyi gördüğüne vermek istedi. Ve orada bana önerdikleri
kontratı ben gördüğüm zaman, ben o zaman anladım, bu işi profesyonelce
yaptığımı. Çünkü benim için çok iyi bir kontrattı.
AĞABEYİN FADEL KEITA DA MİLLİ FUTBOLCU, HATTA BİR DÖNEM TÜRKİYE’DE FORMA GİYMİŞTİ. AİLENDE BAŞKA FUTBOLCU VAR MI?
Babam
da futbolcuydu. On bir kardeşler adlı bir takım varmış babamın
zamanında. Babam iyi bir defans oyuncuymuş. Altı kardeşiz ama
ağabeyimle ben profesyonel futbol oynuyoruz.
GALATASARAY’I BİR KENARA BIRAKALIM; BUGÜNE KADAR EN ÇOK NEREDE OYNAMAKTAN KEYİF ALDIN?
Samimi
olarak bana en çok kazandıran kulübün Lille olduğunu söylemem lazım.
Büyük bir kontrat değildi. Ama gerçekten Lille’i yaşama fırsatı elde
ettim. Lyon’a ise çok büyük bir bedelle gittim. Lille çok büyük bir
kazanç elde etti o transferden. Ben o sonuçtan tatminkar değilim.
Lyon’da işlerin kötü gitmesinin nedeni çevrenin benim uyum
sağlayabileceğim şartlarda bir çevre olmamasından kaynaklanıyordu.

18 MİLYON EURO GİBİ BİR BONSERVİS ÖDENDİ O DÖNEM SENİN İÇİN LİLLE’E. BU RAKAM ÜZERİNDE BASKI YARATTI MI?
Tabii
ki, çünkü herkes 18 milyondan bahsetti. Bir de şu var, herkes o paranın
benim cebimde olduğunu zannediyordu. Bu da can sıkıcı bir durum. Benim
aklımı meşgul etti bu rakam. İyi maçlar çıkardım Lyon’da. Ama iyi
maçların yanında kötü de oynadım. Futbolda bu da var. Ama Lyon’da zaman
zaman saha içinde nasıl oynamam gerektiğini bilemedim. Lyon bana oynama
arzusu vermiyordu. Şimdi biri gelip bana “Lyon’da oynayayım mı, ne
dersin” derse, ben hiç tavsiye etmem. Lyon’da oynamış büyük yabancı
oyuncuların hiçbirinin mutlu olduğunu düşünmüyorum.
BİRAZ DA MİLLİ TAKIMDAN BAHSEDELİM. 2006 DÜNYA KUPASI’NDA YER ALAN VE HER GEÇEN GÜN GÜÇLENEN BİR MİLLİ TAKIMINIZ VAR.
Dışarıda
oynayan çok oyuncumuz var. Çoğu da büyük kulüplerde oynuyor. Bu
oyuncuların hepsi futbola Fildişi Sahilleri’nde başladılar. Çok önemli
hocalarımız oldu. Dışarıdan gelenler de iyi bir takım için mücadele
ettiler. Ama bizim eksiğimiz iyi organize olmaktı. İyi bir takım
olduğumuzu gördüğümüz ilk uluslararası turnuva da Almanya’daki Dünya
Kupası oldu. Sonra Federasyon Gana’daki Afrika Kupası’nda oynayacak
takım için kolları sıvadı. Gana’daki turnuvadan sonra herkes daha iyi
anlaşmalar yaptı Bugün milli takımda artık hangi oyuncuyu çağıracağız
problemi yok. Önceden her kafadan farklı sesler çıkardı. Aslında bu
organizasyon sorunu Afrika’nın önde gelen tüm ülkelerinde vardı.
GÜNEY AFRİKA’DA DÜZENLENECEK DÜNYA KUPASI, AFRİKA ULUSLARI İÇİN BİR FIRSAT DİYEBİLİR MİYİZ?
Tamam,
Güney Afrika bizim oralar diyebileceğimiz bir yer ama o tarihte her
şeyden önce Güney Afrika soğuk olacak. Güney Afrika’da oynamak avantaj
ama işler iyi gidecek diye bir şey yok. Çünkü bu işin büyük kısmı
futbol.
GALATASARAY’A GELELİM ARTIK. NASIL GERÇEKLEŞTİ BU TRANSFER? BİZ BİR SABAH KALKTIK VE SENİN GALATASARAY’DA OLDUĞUNU ÖĞRENDİK.
Galatasaray’ı
çoktandır tanıyor ve büyük bir kulüp olduğunu da biliyordum. Bir yıl
daha Lyon’la kontratım vardı. Ben o yılı da tamamlamak istiyordum.
Galatasaray’dan ise bana kişisel olarak hiç teklif gelmedi. Amcam aynı
zamanda menajerim bana bu teklifi iletti. Daha sonra Rijkaard Hoca ve
Galatasaraylı yöneticiler beni ikna ettiler. Galatasaray’ı takip ediyor
musun derseniz, Galatasaray’ın ne olduğu konusunda hiçbir kuşkum yoktu.
Avrupa Kupaları’ndaki mücadeleleri ve Türkiye’deki derbi maçları zaten
yer buluyor Galatasaray’ın dışarıda. Ve etkileyici bir kulüp, kendi
içinde GSMobile ve GS Store gibi markalar yaratmış bir kulüp. Burada
katıldığım organizasyonlar var ve gerçekten çok etkilendim. Daha önce
de söylemiştim Galatasaray, Lyon’dan daha büyük bir kulüp.
FAKAT AYNI ZAMANDA LIGUE 1 GİBİ AVRUPA’NIN ÖNDE GELEN BİR LİGİNİ BIRAKTIN.
Daha
önemli bir nokta var bu transferde. Buraya transfer olmak benim
hayatımı baştan aşağı değiştirdi. Burada taraftarlarla buluştum. Orada
olmayan bir duygu hissettirdiler bana. Benim Lyon’daki iki yılım
felaketti. Dolayısıyla orada geçirdiğim iki sene bana teklif
gelmemesine neden oldu. Ve ben burası daha iyi bir ligdir daha kötüdür
diye düşünmedim. Burada futbolculuk kariyerimi devam ettirmem lazım, o
yüzden şimdi savaşma zamanı.
TAKIM İÇİNDEKİ HAVA NASIL. GEÇİŞ DÖNEMLERİNLE BİR KARŞILAŞTIRMA YAPMANI İSTESEK.
Böyle
bir karşılaştırma yapmama gerek yok. İnsanlar çok sempatik. Takım
arkadaşlarımın arasında kendimi çok iyi hissediyorum. Önemli olan da bu
galiba.
GALATASARAY’A TRANSFERİN İLK GERÇEKLEŞTİĞİNDE SENİN
OYNADIĞIN MEVKİİ ÜZERİNE OLDUKÇA FAZLA FİKİR YÜRÜTÜLDÜ. BU ZAMANA KADAR
HANGİ MEVKİLERDE OYNADIN?
Ben hep sağ kanattan hücuma
katılan bir oyuncu oldum. Milli takımda da bunu oynuyorum. Ortada da
oynadım ama benim tercihim ve kendimi en faydalı hissettiğim yer sağ
çizgi.
İKİNCİLİĞİN BAŞARISIZLIK, DEPLASMANDA ALINAN BİR PUANIN
YETERLİĞİ GÖRÜLMEDİĞİ BİR KULÜPTESİN. BU DURUM FUTBOLCU ÜZERİNDE BASKI
YARATIR MI?
Ne olursa olsun üç puan almak için mücadele
etmeliyiz. Bunun farkındayız. Ama futbol aynı hayat gibi… Bazen iyi bir
maç oynarız üç puan alamayız, bazense kötü oynadığımız maçta üç puan
kazanırız. İhtiyacımız olan her şeyden önce yüksek seviyede
konsantrasyon. Birçok kupada mücadele ediyoruz. Tüm kulvarların önemli
olduğunu biliyoruz. Herkes bizden yüzde yüz vermemizi bekliyoruz.
Teknik direktörümüzün tüm oyuncuları kullanmak üzere geliştirdiği bir
sistem var. Herkes dolayısıyla elinden gelen katılımı sergilemeye
çalışıyor. Bugün bir on birden bahsedilmiyorsa, birkaç maç oynayıp,
birkaç maç oynayamayacağını biliyorsa futbolcu, bu güce katılıp katkıda
bulunmak için elinizden geleni yapma bilincinde olursunuz. Şu anda
bizim takımımızda bu bilinç var.
SON OLARAK TARAFTARA NE SÖYLEMEK İSTERSİN.
Taraftardan
bizi şimdiye dek nasıl destekledilerse aynı şekilde desteklemelerini
rica ediyorum. Dediğim gibi zor günler de yaşayabiliriz. Ama bizim
yüzde yüz performans gösterebilmemiz için onların bizi ayaklarımız
üzerine kaldırıp sahaya koymaları gerekir.
BOŞ ZAMANLAR
Alışveriş
yapmayı severim. Antrenmandan sonra ciddi bir dinlenmeye ihtiyacım
oluyor. İyi yemek yemeye ihtiyacım oluyor. İyi yemek yemeyi severim
ayrıca. Vaktim oldukça arkadaşlarımla gezmek hoşuma gider. İstanbul’da
daha yeniyim. Tanıma fırsatım olmadı. Ama büyük bir şehirde olduğumun
farkındayım.
POPITO
Küçükken
arkadaşlarla top oynarken yere düşüp kalkarken, hep bana Popito
derlerdi. Aslında Popito bizim orada Afrika’da bir dondurma markası.
Özel bir anlamı yok. Herkes bana öyle derdi.
Polat Harekatı
1/12/2009 | Kategori:Spor
Başkan Adnan Polat Artık Düğmeye Bastı.Başkan Adnan Polat'ın yönetim kurulu üyeleriyle Florya'da bir toplantı yaptığı ortaya çıktı.
Toplantıda somut adımlar atılması gerektiğini belirten ve yönetici arkadaşlarının önerilerini dinleyen Polat'ın öncelikle Hollanda'dan yarın dönecek olan Teknik Direktör Frank Rijkaard'la bir araya gelmesi kararlaştırıldı.
Arda Turan'ın kaptan olarak özel yaşamına dikkat etmesi konusunda uyarılacağı, Emre Aşık, Ayhan ve Servet gibi tecrübeli isimlerden de takımın bir an önce toparlanması için çaba sarfetmelerinin isteneceği belirtildi.
Sarı-Kırmızılı yöneticilerin Baros'un sakatlığının yarattığı sıkıntı nedeniyle ligin devre arasında bir santrfor alınması görüşünde de birleştikleri öğrenildi. Trabzonspor'da kadro dışı bırakılan Gökhan Ünal isminin "bonservisinin pahalı olduğu" gerekçesiyle rafa kaldırıldığı, Bursasporlu Sercan içinse tekrar girişimde bulunmasının kararlaştırıldığı bildirildi.
Galatasaray, UEFA Avrupa liginde oynayacağı Panatinakos maçının hazırlıklarını sürdürürken Rijkaard'ın Nonda'ya ilk onbirde görev vereceği öğrenildi.
-
<<Önceki Sayfa
|1/108|


