Kategorilerim
Son Yorumlar
Son Yazılar
- Kurtlar Vadisi Filistin
- Ankaragücü 18 milyon 793 bin avro harcadı
- Olay Adam Konuştu
- Şimdiki Kızlar Eski Kızlar
- Can Dündar Demem O ki
keepoutside
Keepoutside haber ve habercilik adına ilkler yaratmaya ve yayınlamaya devam ediyor.
devamı>>>
Kurtlar Vadisi Filistin
4/2/2010 | Kategori:Haber
Filistin'de yaşananları konu alan ''Kurtlar Vadisi Filistin'' adlı film, Türkiye ile aynı anda tüm dünyada 5 Kasımda vizyona girecek.
Pana Filmden alınan bilgiye göre, Filistin'de yaşanan insanlık dramını konu alan filmin senaryosunu Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan kaleme alıyor.
Çekimlerine yaz aylarında başlanması beklenen filmin baş rolünde ''Kurtlar Vadisi'' dizisinde ''Polat Alemdar'' karakterini canlandıran Necati Şaşmaz yer alacak. Filmin diğer oyuncuları ise senaryonun yazımı tamamlandıktan sonra kesinleşecek.
''Kurtlar Vadisi Filistin'' adlı film, 5 Kasımda Türkiye ile aynı anda tüm dünyada vizyona girecek.
Ankaragücü 18 milyon 793 bin avro harcadı
4/2/2010 | Kategori:Spor
Cengiz Topel Yıldırım'dan sonra Ankaragücü başkanlığına seçilen Ahmet Gökçek yönetiminin, 100. yılda başarı adına yollarını ayırdığı futbolcuların ve yeni transfer edilen futbolcuların değerleri, Almanya'nın 'www.transfermarkt.de' isimli internet sitesine göre, toplam 18 milyon 793 bin avroya ulaştı.
Son yıllarda borçlar nedeniyle büyük sıkıntılar yaşıyan sarı-lacivertli kulüp, Ahmet Gökçek'in başkanlığa seçilmesinin ardından 100. yıl için yeniden yapılanma sürecine girdi. Ankaraspor'dan birçok futbolcuyu kiralık olarak kadrosuna katan daha sonra da teknik direktörlük görevi için Roger Lemerre ve yardımcısı Ümit Özat ile anlaşan Gökçek yönetimi, ara transfer döneminde 8 futbolcuyu kadroya kattı. Gökçek yönetimi, teknik direktör Lemerre ve yardımcısı Ümit Özat'ın kulübe kazandırılması için verilen ücretin haricinde, yeni 8 transfer için 8 milyon 200 bin avro bonservis bedeli ödedi.
AA muhabirinin, Almanya'nın ''www.transfermarkt.de'' sitesinden derlediği bilgilere göre, sarı-lacivertli kulübün yollarını ayırdığı futbolculardan bonservisi en yüksek olan isim 1 milyon 335 bin avro ile Luiz Henrique de Souza Santos oldu. Abdülaziz Solmaz ve Diego Padilha ise 44 bin 500 avro ile gönderilen futbolcular arasında bonservis bedelleri en az olan isimler olarak dikkati çekti.
KAPTANIN DEĞERİ 150 BİN AVRO
Ankaragücü'nün bir dönem kaptanlığını da yapan ve Denizlispor'a gönderilen Ceyhun Eriş için Başkent temsilcisi sadece 150.000 bin avro bedel aldı.
Başkent ekibinde daha önce 2003-04 ve 2006-07 sezonlarında forma giyen Eriş, Sarı-lacivertli takım adına çıktığı 45 karşılaşmada 9 gol kaydetti. Takımının zor duruma düştüğü anlarda aldığı sorumlulukla önemli görevler üstelenen, Eriş sarı-lacivertlerin galibiyetlerinde önemli rol oynadı. Ceyhun Eriş, Başkent ekibindeki etkili performansıyla (A) Milli Takım formasını da giymeyi başardı.
YENİ TRANSFERLER ''EL YAKIYOR''
Ankaragücü yönetiminin ''100. yıl''da başarı ve yeni ''yapılanma'' için kadroya kattığı futbolcuların bonservis bedelleri adeta el yakıyor. Yönetim, göreve geldiği günden bu yana 8'i yabancı 19 futbolcuyla yollarını ayırırken, 5'i yabancı toplam 8 futbolcuyla sözleşme imzaladı.
Başkent ekibi yönetimi, Real Madrid ve Chalsea gibi dünyaca ünlü takımlarda forma giyen Kamurunlu orta saha oyuncusu Geremi'yi renklerine bağlayarak transfer döneminin ''flaş'' takımları arasında yer aldı. Ankaragücü'nün yeni yabancılarından Marek Sapara Rosenborg'tan, Jerome Rothen PSG'den, Jan Rajnoch ise Mlada Boleslav takımından transfer edildi. ''www.transfermarkt.de'' sitesinde yer alan rakamlara göre, transfer edilen futbolculardan en pahalı isim 2 milyon 670 bin avroyla Marek Sapara oldu. Kağan Söylemezgiller ise 50 bin avro bonservis ücretiyle sarı-lacivetli takıma yeni katılan oyuncular arasında bonservis ücreti en ucuz futbolcu olarak dikkati çekti.
GÖNDERİLEN FUTBOLCULAR
Luiz Henrique de Souza Santos : 1.335.000 Euro
Madiou Konate: 534.000 Euro
Iglesias: 890.000 Euro
Diego Padilha: 44.500 Euro
Ian Henderson: 178.000 Euro
Erich Brabec: 700.000 Euro
Fredrik Risp: 750.000 Euro
Calvin Sosibo: 222.500 Euro
Baki Mercimek: 700.000 Euro
Mustafa Er: 578.500 Euro
Barbaros Barut : 890.000 Euro
Semavi Özgür: 890.000 Euro
Volkan Arslan: 222.500 Euro
Emre Aygün: 311.500 Euro
İlkem Özkaynak: 700.000 Euro
Zafer Özgültekin: 133.500 Euro
Ceyhun Eriş: 1.335.000 Euro
Ufuk Bayraktar: 133.500 Euro
Abdülaziz Solmaz: 44.500 Euro
GELEN FUTBOLCULAR
Geremi: 2.225.000 Euro
Jerome Rothen: 1.602.000 Euro
Marek Sapara: 2.670.000 Euro
Jan Rajnoch: 1.000.000 Euro
Robert Vittek: 2.300.bin Euro
Umut Sözen: 100.000 Euro
Kağan Söylemezgiller: 50.000 Euro
Uğur Demirkol: 250.000 Euro
Olay Adam Konuştu
4/2/2010 | Kategori:Haber
TBMM'de yumrukların konuştuğu kavgaya neden olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a "peygamber" yakıştırmasının mimarı İsmail Hakkı Eser sessizliğini bozdu. Dün AK Parti'den istifa eden Eser, yazılı bir açıklama yaparak "Bu olayları yerelden Türkiye gündemine taşıyan MHP milletvekillerine, yerel kadrolarına hakkımı helal etmiyorum" dedi.
Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Aydın Merkez İl Genel Meclisi Üyesi Semra Konaklı ise İsmail Hakkı Eser hakkında şahsi görüşlerinin son derece olumlu olduğunu dile getirerek şunları söyledi, "Kendisiyle 2 dönemdir birlikte çalışıyoruz. Talihsiz bir açıklama yaparak biraz aşırıya kaçtı. Aslında örnek bir kişidir. Siyasette yer alması gereken bir arkadaşımız. Fakat ben şunu merak ediyorum. 2 yıl önce yaşanmış ve herkes tarafından bilinen bir olayın bugüne kadar neden gündeme gelmediği" dedi.
Şuana kadar Aydın İl Genel Meclisine İsmail Hakkı Eser'in partisinden istifa ettiğine dair bir açıklama gelmediğini ifade eden Aydın İl Genel Meclisi Başkanı Akan Evren, "Henüz İsmail Bey'in istifasıyla ilgili hiçbir şey elimize gelmedi. Ben İsmail Beyin bu açıklamasını talihsizlik olarak yorumluyorum. Biz son peygamberimizin Hazreti Muhammet olduğunu biliyoruz. İstifası meclise geldikten sonra işleme konulacak. Ve mecliste görev aldığı Plan Bütçe Komisyonunda, Denetleme Komisyonu'ndan ve İmar ve Bayındırlık Komisyonundan düşürülecek" ifadelerini kullandı.
İsmail Hakkı Eser'in Başbakan Erdoğan'a çok bağlı bir AK Partili olduğu belirten AK Parti Söke İl Genel Meclisi Üyesi Kenan Özcan ve AK Parti Köşk İl Genel Meclisi Üyesi Alim Yavaş, "İsmail beyin olayı konusunda genel başkanımız gereğini icra etti. Başbakana olan sevgisini ifade etmek isterken maksadını aşan sözler ifade etse de bunların parlamentoda konuşulması ve TBMM'de dillendirilmesi hoş olmamıştır. Arkadaşımızın o konuşması sırasında bir dil sürçmesi yaşanmıştır" şeklinde konuştular.
Şimdiki Kızlar Eski Kızlar
29/12/2009 | Kategori:Haber
1950'li yıllardaki kadınlar ile, 2000'li yıllardaki kadınların görevleri arasındaki farklılıklar.
Copyright c 1997 The Miami Herald. Aşağıdaki yazı 1950 yılında Amerika'da lise (kız) öğrencileri için, evliliğe hazırlık amacı ile düzenlenmiş Ev Ekonomisi kitabından alınmıştır.
1. Yemeği tam zamanında hazırlayın: Önceden plan yapın, hatta bir gece önceden yemeği tam zamanında masaya koymak için her şeyi önceden düşünün. Bu şekilde, eşinize O'nu düşündüğünüzü ve ihtiyaçlarına karşı duyarlı olduğunuzu göstermiş olacaksınız. Bir çok erkek eve geldiklerinde aç olurlar ve nefis bir yemek ihtiyaçları olan sıcak karşılamanın bir parçasıdır.
2. Kendinizi hazırlayın: Son 15 dakikayı dinlenmek için ayırın, böylece eşiniz eve geldiğinde kendisine hoş görünebilirsiniz. Makyajınızı tazeleyin, saçınıza kurdele koyun ve canlı görünün. Unutmayın kocanız bütün gündür yorgun insanla çalıştı. Neşeli ve ilgili görünün. Sıkıcı bir günün ardından biraz keyiflenmeye ihtiyaç dayacaktır.
3. Dağınıklığı toparlayın. Eşiniz eve gelmeden önce evin her tarafını dolaşın ve kitap, oyuncak, gazete gibi ortalıkta dağınıklık yaratan bir şey varsa düzeltin. Sonra masaların üzerindeki tozları alın. Böylece eşiniz eve geldiğinde, cennette olduğunu düşünecektir.
4. Çocukları hazırlayın: Eğer küçükseler, ellerini ve yüzlerini yıkayıp, saçlarını tarayın, gerekiyorsa kıyafetlerini değiştirin. Çocuklar küçük bir hazinedir ve eşiniz özenli görünmelerini isteyecektir.
5. Gürültü olmamasını sağlayın: Kocanız eve geldiğinde çamaşır makinası, kurutma makinası, süpürge yada mikser gibi gürültü yapan tüm aletleri kapatın. Çocuklara sessiz olmalarını söyleyin. Eşinizi sevinçle karşılayın ve sıcak bir gülümseme ile kapıyı açın.
6. Yapılmaması gerekenler: Eşinizi şikayetler ve problemlerle karşılamayın. Yemeğe geç kaldı ise şikayet etmeyin. Bütün gün işyerinde yaşadığı zorluklardan sonra bunu önemsiz bir sorun olarak görün.
7. Rahat etmesini sağlayın: Rahat bir koltukta uzanmasını sağlayın yada biraz yatak odasında dinlenmesini önerin. Eşiniz için sıcak yada soğuk bir içeceğin hazır olmasını sağlayın. Yastıklarını düzeltin ve ayakkabılarını çıkarmayı önerin. Kısık, yumuşak ve hoş bir ses tonu ile konuşun. Rahatlamasını ve dinlenmesini sağlayın.
8. Eşinizi dinleyin: Söylemek istediğiniz yüzlerce konu olabilir, fakat eve gelir gelmez konuşmaya başlamayın. Önce O'nun konuşmasına izin verin.
9. Geceyi O'na ayırın: Eğer sizi dışarı yemeğe yada eğlenmeye götürmüyorsa şikayet etmeyin. Aksine iş yerinde yaşadığı zorlukları ve ne kadar yorulduğunu düşünün Eve gelip dinlenme ihtiyacını anlamaya çalışın.
10. Hedefiniz: Evinizi, kocanızın rahat hissedeceği, düzenli ve huzurlu bir yer haline getirmeye çalışın. .
Şimdi 2000'li yıllar için yenilenmiş kurallar.
1. Yemeği hazırlayın: Yemek rezervasyonunu önceden yapın. Eğer gün çok yoğun geçiyor ise, eşinizin telefonuna nerde ve ne zaman yemek istediğinizi açıklayan bir mesaj bırakın. Bu eşinize gününüzün ne kadar kötü geçtiğini ve sizi neşelendirmesi için ortam yaratması gerektiğini anlamasını sağlayacaktır..
2. Kendinizi hazırlayın: Eve dönüş yolu üzerinde kozmetik bölümü olan mağazalardan birine uğrayıp bedava ürünlerle kendinize biraz çeki düzen verin. Bu neşenizi yerine getirecektir ve eşiniz her ağzını açtığında sinir olmanıza engel olacaktır. (O'nun kredi kartını kullanmayı unutmayın!)
3. Dağınıklığı düzeltin: Temizlikçiyi çağırın; kocanızın ve çocukların ortalıkta bıraktığı her şeyin yardım kuruluşlarına gönderilecek kutunun içine koymasını söyleyin.
4. Çocukları hazırlayın: Çocukları Nintendo oynamaları yada televizyon seyretmeleri için odalarına gönderin.
5. Gürültüyü azaltın: Eğer eşinizden önce eve gelmeyi başarabilirseniz, kendisini banyoda ve kapı kitli olarak karşılayın..
6. Yapılmaması gerekenler : Eşinizi şikayetler ve problemleriniz ile karşılamayın. Bırakın önce O konuşsun, böylece sonrasında, sizin şikayetlerinize daha önemli olacak ve akşam yemeği boyunca aklında kalacaktır. Eğer yemeğe geç kaldı ise şikayet etmeyin, basitçe artıkların buzdolabında olduğunu ve bulaşıkları kendisine bıraktığınızı söyleyin.
7. Rahat etmesini sağlayın: Üşümüş ise battaniyeyi nerde bulacağını söyleyin. Bu sizin gerçekten değer verdiğinizi gösterecektir.
8. Eşinizi dinleyin: Ama asla son sözü söylemesine izin vermeyin.
9. Geceyi eşinize ayırın: Sizi gece dışarı yemeğe yada eğlenceli bir yerlere götürmüyor ise şikayet etmeyin, bir arkadaşınız ile gidin yada alışverişe çıkın (O'nun kredi kartını kullanın).
10. Hedefiniz: 'Bencil, sadece kendini düşünen, işe yaramaz bir insan' oluduğunu kafasına bir vazo atarken ifade etmekten kaçınmak ve ilişkinizi mümkün olduğunca dostça tutmaya çalışmak.
Can Dündar Demem O ki
29/12/2009 | Kategori:Haber
Yeni cep telefonuma eskisinin rehberini geçiriyordum dün...
Baktım, bazı isimlerin numaraları duruyor; kendileri yok...
Bir deprem sonrasının hazin sınıf yoklaması gibi:
"- Cem Karaca?"
"- Yok!"
"- Barış Manço?"
"- Yok!"
"- Erol Mutlu?"
"- Yok!".
"- Melih Kibar?"
"- Yok!"
* * *
Sanki mazinin kumsalına yazılmış isimler... Eninde sonunda geleceğini adımız gibi bildiğimiz halde hiç gelmez zannettiğimiz bir dalga geliyor ve yıllar yılı özene bezene sahile işlediğimiz o güzelim yazıları bir darbede siliyor. Kum gibi dağıtıp ummana sürüklüyor. Sonrası boşluk... Sonsuz bir boşluk...
* * *
Yitik dostların, tanışların ekrandaki isimleri üzerinde geziniyor parmağım... "Sileyim mi" diye soruyor telefon...
Başparmağın ucunda bir ömür...
Can, bir tuş mesafesinde...
"Sil" komutuna elim varmıyor.
"Sil"mek ihanet gibi geliyor.
* * *
Rehberim isim dolu... Kimi canlı, kimi ölü... "Sil"meye kıyılamamış nice isim, yaşayanlarla birlikte duruyor orada... "Yaşayanlar" dediğim, sırasını bekleyenler... Kim bilir hangisi, hangisinin ardı sıra... "Ha 3 gün önce, ha 5 gün sonra..."
Kimi vakitli, kimi apansız, bir anda...
Rasgele arıyorum yitenlerden birini...
Gençten bir kadın sesi yanıtlıyor:
"Aradığınız numaraya şu an ulaşılamıyor."
Gelecekte ulaşılması da mümkün görünmüyor. "Daha sonra tekrar deneyiniz" tavsiyesine gülüyorum.
Denemeye söz veriyorum.
Ölmüş de hafızadan silinmemiş dostlar, ölmeden silinenlerden daha uzun yaşıyor bu rehberde...
* * *
Hep merak ederim:
Nereye gider bu bilgisayarların, cep telefonlarının posta kutularından silinen mesajlar, mektuplar, yazılar...
Onca harf, cümle, satır?.. Sanal âlemin görünmez kablolarına tutunup bir ekrandan yüreklere ulaşan haykırışlar, özlemle tuşlanmış, mesaj kutularında saklanmış aşklar... ne olur silinince?..
Uzay boşluğunda dağılır mı?
Yoksa bir yerlerde saklanır mı?
Bir gün yeniden toplanır mı?
Silinmiş yazılar diyarında...
Bir pişmanlık kurultayında...
Ya ölenler?
Onlar hangi keşfedilmemiş ülkeye gider?..
* * *
Galiba hayattan kayıt sildirdikten sonra ilkin gelip sevenlerinin hafızasına kaydoluyorlar.
Bilgisayar gibi değil insan hafızası...
Bir tuşluk "sil" komutuyla silmiyor sevdiğini... silemiyor.
Emir, ferman dinlemiyor.
Hatıralara sarıp saklıyor orada... anıyor, yâd ediyor, "yaşatıyor".
Belki hiç unutmuyor ve yanına gidene dek orada koruyor. Belki -5-10 yıl
sonra- bir gün "hafızası doluyor", onu silip yerine bir başka ismi yazıyor.
İşte insan asıl o zaman "sil"iniyor.
Sözün özü, demem o ki; Unutmazsak yaşatırız!
-
<<Önceki Sayfa
|1/112|


